Ana Sayfa
Asala-Jcag Hocalı-Ermeni Terörü
Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları Ermeni Devrimci Ordusu (jcag-Ara) ve Faaileyetleri

Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları - Ermeni Devrimci Ordusu (JCAG-ARA) ve Faaliyetleri

Ermeniler, Fransız ihtilalinden sonra milliyetçilik akımlarının tesiriyle Balkanlardaki devletlerin bağımsızlıklarını kazanmasından ilham alarak Ermeni kilisesi ve büyük devletlerin kışkırtmalarıyla XIX. yüzyılın sonlarında itibaren Osmanlı Devleti'ne başkaldırmaya başladılar. Ermenilerin amacı terör eylemleri gerçekleştirerek dünya kamuoyunun Ermeni meselesi üzerine eğilmesini sağlamaktı. Ermeniler bu sayede bağımsızlıklarını kazanabileceklerini ummaktaydılar. Bu nedenle 1882-1909, 1914-1922 ve 1973-1986 yılları arasında yoğun bir terör faaliyetlerine giriştiler. 1973 yılında bireysel bir eylemle başlayan üçüncü dönem Ermeni terörünü ASALA ve JCAG-ARA yönlendirirken küçük Ermeni terör örgütleri de ortaya çıktı. İlk önce Hınçak komitesinin devamı niteliğindeki ASALA kuruldu, daha sonra fanatik taraftarlarını ASALA'ya kaptırma endişesini taşıyan Taşnaklar JCAG-ARA'yı kurdular. ASALA'nın amacı, Türkiye Ermenistanı'nı kurtararak müstakil bir devlet kurmak ya da Sovyet Ermenistanı ile birleştirmekti. Milliyetçi Taşnak komitesinin kurduğu JCAG-ARA'nın amacı ise Türkiye Ermenistanı ile Sovyet Ermenistanı'nı birleştirerek bağımsız büyük bir Ermenistan vücuda getirmekti. Her iki terör örgütünün amacında farklılıklar olsa da benzerlikler de yok değildir: 1915 yılında gerçekleştirildiği iddia ettikleri sözde soykırımın intikamı almak. Ayrıca kullandıkları yöntem aynıdır: Yıldırma, cana kıyma, yakıp yıkma, korkutma, şiddet ve tedhiş. 

Bu sitede JCAG-ARA'nın kuruluşu, amacı, örgüt yapısı ve çalışma yöntemleri üzerinde durulacaktır. Ayrıca JCAF-ARA'yı kuran Taşnaklar'dan bahsedilecek ve örgüt tarafından gerçekleştirilen eylemlerden kısaca bahsedilecektir. Sitede JCAG-ARA'nın 1970'lerde kurulan en tehlikeli Ermeni örgütü olduğuna vurgu yapılacaktır.      

 

1. JCAG-ARA'nın Kuruluşu, Amacı ve Özellikleri  

ASALA'nın altyapısında nasıl Marksist Hınçak komitesi varsa Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları-Ermeni Devrimci Ordusu (Justice Commandos of the Armenian Genocide- Armenian Revolutionary Army  / JCAG-ARA) nun da altyapısında, daha da etkili bir şekilde radikal milliyetçi Taşnak Partisi/Komitesi vardır. ASALA gibi JCAG'ın da ne zaman kurulduğu konusunda kesin bir bilgi yoktur. 20 Ocak 1975 tarihinde ASALA'nın adının duyulmasından sonra fanatik gençlerini ASALA'ya kaptırma ihtimalinden dolayı Taşnaklar tarafından kurulmuştu. Böylece Taşnak komitesi I. Dünya Savaşı'ndan sonra başlattığı Nemesis terör eylemlerini yeninden canlandırdı. JCAG da ASALA gibi Lübnan'da kuruldu. Taşnaklar burada bulunan sağcı milliyetçi Cemayel'in Hıristiyan falanjistlerinden etkilenmişlerdi. Bu süreç onların teröre meyletmesinde etkili olmuştu.

JCAG ilk bildirisini 23 Kasım 1975'te yayınladı. Türkler tarafından Ermenilere karşı yapılan sözde soykırımının intikamını almak ve uğradıkları haksızlıkları gidermek iddiasıyla ortaya çıkan JCAG'ın hedefleri şu şekildedir: "1- Türkiye'nin 1915 soykırımını tanımasını sağlamak ve Türkiye'yi tazminat ödemeye mahkum etmek; 2- Türkiye'nin 1920 Sevr Antlaşması'nda öngörülen sınırlara dayalı Ermeni topraklarının iadesini temin etmek. Taşnaklara göre Ermeni davası veya "Hai Tahd", feshedilen Sevr Antlaşması'nda belirtildiği gibi Komünist olmayan bağımsız bir Ermenistan'ın yeninden kurulmasıydı. Görüldüğü üzere JCAG-ARA Sovyetler Birliği'ne karşı bir terör örgütüdür. 

JCAG, saldırılarına 22 Ekim 1975 tarihinde başladı. 14 Temmuz 1983 tarihinden itibaren saldırılarını ARA adı devam ettirdi ve 1986 Kasımı'na kadar devam etti. O yüzden genelde JCAG-ARA olarak anılmaktadır. ASALA ile kıyaslandığında JCAG çok daha karanlıkta kalan bir örgüt konumundadır. Bu, JCAG'ın ASALA gibi bağımsız bir örgüt olmayıp Taşnakların bir alt birimi olması ve yapacağı faaliyetlerin ana kuruluşun müsaadesine bağlı olmasından kay­naklanmaktadır. Öyle ki, Taşnaklar kendilerinin bildiği bir nedenden dolayı Lizbon saldırısında JCAG'ın ismini kullanmamışlar, eylemi ARA adına üstlenmişlerdi. Bunun içindir ki, JCAG'ın programını kavrayabilmek için, JCAG adı altında yayınlanan birkaç bildiriyi iyi incelemek ve yayın organlarında yaptıkları politik demeçlere bakarak Taşnakların amaçlarını iyi anlamak durumundayız.

ASALA'dan ayrı olarak JCAG, fark edilir bir şekilde diğer ulus­lararası terörist olaylardan sakınmakta ve yalnızca Türk hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemekteydi. Mesela, 1982 yılında Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu'nun öldürülmesinin akabinde JCAG, "Bi­zim tek hedefimiz Türk diplomatları ve Türk kuruluşlarıdır" demişti. Lizbon operasyonu kendini gösterme sürecinin ileri bir safhasıdır. Bu saldırının ASALA'nın gereksiz bombalama ve Paris'teki Türk elçiliğinin gereksiz yere işgalinin dünyada oluşturduğu olumsuz etkiyi tamamen sildiği söylenilmektedir. Ayrıca Lizbon olayının "Ermenilerin asil bir davayı takip ettiğini gösterdiğini ve Ermeni devleti devrim tarihimi yeni bir sayfa açtığı" belirtilmektedir. Bildiri, "Yakında, bizi hedeflerimize yaklaştırmak için yapılan eylemlerde büyük bir artış göreceğiz" diye tehditkâr bir ifade ile sona ermektedir.

Amerika'da en iyi bilinen Ermeni gazetesi Armenian Reporter'a göre, "Sasuyan'ın yakalanması ve mahkûm olması Taşnaklara büyük bir darbe vurmuştu. Amerika'da doğmuş Ermenilerin birçoğu, özellik­le parti teröre başvurmaya başladıktan sonra Taşnak örgütünden uzaklaşmaya başlamıştı." Gazete, partinin, çoğu Lübnan'dan yeni gelmiş kişilerin kontrolüne geçtiğini belirttikten sonra, örgütün içinde çok az sayıda Amerikan Ermenisi'nin kaldığını yazar. Gerçekten de FBI baş­kanı William Webster 12 Temmuz 1983 tarihinde yaptığı bir basın top­lantısında, 1984 Los Angeles Olimpiyatları için bir anti-terörist timin eğitildiğini ve en büyük meselelerden birinin de Ermeni terörizmi ol­duğunu belirtmiştir.

JCAG- ARA'nın saldırıları ile Taşnak, esasında dış kamuoyuna elini kana bu­laştırmamış mesajını veriyordu. Her ne kadar Taşnak, JCAG-ARA ile bağlantısı­nı inkâr etmiş olsa da, onlar arasındaki beraberliği gösteren ciddi ka­nıtlar bulunmaktadır. Taşnak yayın organlarında, ASALA faaliyetleri ile kıyaslandığında JCAG-ARA eylemlerinin daha ayrıntılı, daha sempatik ve daha fazla olduğu görülür. Örneğin, Taşnak partisi ile işbirliği içinde olan Boston bölgesi Ermeni gazetesi Hairenik Daily'nin 6 Ocak 1987 tarihli sayısında, 28 Ocak 1982 tarihinde Los Angeles Başkonso­losu Kemal Arıkan'ı öldüren, yakalanıp mahkûm olan Hampig Sasunyan'a mektup yazılması için onun adresini veren bir ilan duyurusu yer almaktadır. Benzer yaklaşımları Büyükelçi Galip Balkar'ın suikastı ile ARA'nın beş militanı tarafından gerçekleştirilen Lizbon Baskını olay­larında da görmekteyiz. 

2. Taşnak Partisi ve JCAG-ARA'nın Örgüt Yapısı

1970'li yıllara değin, Taşnak Partisi'nde belirlenen ve uygulanan politikalarda esas "Sovyet Ermenistan'ının kurtuluşu ve bağımsızlığı" idi. Bu nedenle, Sovyetler Birliği'ne yönelik düşmanlıkları öncelik alıyordu. Sovyet Ermenistan'ını tutan veya destekleyenlere karşı acımasız bir mücadele veriyorlardı. 24 Eylül 1933 tarihinde, New York Kutsal Haç Ermeni Kilisesi Başpiskoposu Ghevond (Leon) Touryan'ın Noel Ayini sırasında Mardiros Leylekyan ve Nishan Sarkisyan isimli Taşnak fedaileri tarafından öldürülmesinin sebebi, adı geçenin Sov­yet Ermenistan'ındaki durumu onaylaması ve onları desteklemesiydi. 

1970'lerden sonra, yıkılan Ermeni Cumhuriyeti'ni kuran yaşlı li­der ve kadroların ölmeleri üzerine Taşnak'ın yukarıdaki politikasında değişiklikler görülmeye başlandı. Artık düşmanlıkları, Sovyetler Birliği'nden Türkiye'ye ve Türklere yöneldi. JCAG'ın kurulmasında deği­şen bu politika çok önemli bir etkendir. Taşnak ve özellikle bu terör grubunun propaganda organı Aztag Şapatoryag "Günümüz kurtuluş mücadelelerinde son umut ve çıkış yolu terörizmdir" diyerek terörü ilan ediyordu. Lizbon Baskını, Taşnak yayın organlarının bütün propa­gandalarına rağmen bir başarısızlık olarak görüldü. Bu olaydan sonra JCAG'ın adı, ARA olarak değiştirilmek zorunda kalındı. Özellikle 1984 yılında militanlardan Sasunyan'm tutuklanıp, mahkûm edilmesi örgüt politikasına büyük bir darbe vurdu. Örgüt ABD'de doğan Ermenilerin desteğini yitirdi. Parti, sadece terörü destekleyen Lübnanlı Ermenilerin kontrolüne geçti. Bu durum Büro ve Merkez Komiteleri üst yönetimleri arasındaki çatışmaları arttırdı. Örgütün üst yönetimi ikiye ayrıldı. Lübnan Merkez Komitesi'nin temsilci ve yöneticileri ise, Beyrut'ta öldürüldü. 1985 yılının sonlarına doğru, artık bütünlükten söz edilemez oldu. Örgütün bu duruma gelmesine iki şey etken oldu Birincisi, Taşnak yöneticilerinin bazı devletlerin gizli servisleriyle iliş­kilerinin ve bu servislerin Ermenileri elde etme çabalarının ortaya çıkmasıydı. İkinci neden ise, ASALA-Taşnak mücadelesinin artarak de­vam etmesiydi. ASALA, Taşnak yöneticileri için "Ermenilerin kanını emen ve kurutan parazitler" diyordu. Günümüzde Taşnak Partisi'ne göre Türkiye ve Türklerle barışıp, iyi ilişkiler içinde olmanın en önem­li şartı, Türkiye'nin Ermeni soykırımını kabul edip, Sevr Antlaşması'nın şartlarını yerine getirmesidir. Türkiye ve Ermenistan ilişkilerinin de normalleşmesinin Sevr'in uygulanmasıyla mümkün olabileceğini belirtmektedirler.

Taşnak örgütünün tepesinde, I. Dünya Savaşı'ndan beri, "Büro" vardı. Beş ve sekiz arası değişen üyeden oluşan bu "Büro", son derece merkezileşmiş Taşnak Partisi içindeki hemen hemen tüm iktidarı elin­de bulunduruyordu. "Büro", örgütün en üst organıdır. Örgüt yönetimi Bürro'nun aldığı kararlar sonrasında gerçekleşir. Büro, görünüşte kolektif liderlik şeklindedir.

Büro, Kaliforniya (ABD), Fransa ve İran'dan birer, Lübnan'dan katılan beş üyeden oluşmaktaydı. Lübnan İç Savaşı'na kadar Büro, buradaydı. İç savaş nedeniyle, sırasıyla ABD, Yunanistan ve Fransa'ya taşındı. Büro üyeleri, yönetim esasları ve kararları kesinlikle gizlidir ve bilinmez. Büro, JCAG-ARA saldırıları sıra­sında, Yunanistan'da faaliyet gösteren İran doğumlu bir Ermeni işada­mı olan Hrarir Marukhiyan tarafından yönetiliyordu. Büro'nun diğer bilinen üyeleri ise Lübnanlı Sarkis Zeitliyan, Abraham Aşçiyan ve Sarkis Aznavuryan'dı. Aşçiyan'm bir zamanlar JCAG'ın başkanı olduğu da söylenir. Taşnak Partisinin üyelerini disipline etme konusunda açık istekliliğinin bir başka göstergesi, parti içindeki pozisyonu ve rütbesine karşın Aşçiyan'ın, ABD içinde Türk hedeflerine yönelik sal­dırılara devam edip etmemesi hususunda Marukhiyan ve Zeitliyan'la anlaşmazlığa düşmesi sonucu kaçırılıp idam edilmesiydi. Aşçiyan'ın öldürülmesini ASALA, Taşnak (JCAG) içindeki sağcı ve solcu hizipler arasındaki çekişmeden kaynaklandığını duyurmuştur. Merkez Komitesi, örgütün en üst yönetim organıdır. Büro ile yerel gruplar ve örgütler arasındaki bağı teşkil eder. Ermenilerin nüfus bakımından yo­ğun olduğu yerlerde kuruludur. Lübnan ve Fransa'da birer "Merkez Komitesi" olmasına karşın, ABD'de "Batı Kesimi ve Doğu Kesimi Merkez Komiteleri" adı altında iki komite bulunmaktaydı. Bu yapının altında Ermeni Gençlik Federasyonu, Gençlik Örgütü vb gibi çeşitli organlar vardı. Merkez komitelerine ayrıca, propaganda ve yayın, hukuk, mali, askeri, eğitim ve Ermeni göçünü denetleme komitesi adı altında çeşit­li hizmet birimleri bağlıdır. Bunlar genellikle bilgi ve teknik hizmet üniteleridir. 

 

3. JCAG-ARA'nın Çalışma Yöntemi

Saldırılarında açıkça patlayıcıları kullanan ASALA'nın aksine JCAG-ARA tercihini ateşli silahlardan yana kullanmıştır. JCAG-ARA bazı operasyonlarında patlayıcı düzenekler kullanmasına rağ­men, saldırılarının ayırt edici özelliği, büyük şehirdeki bir kavşakta yavaşlayan bir arabadaki Türk görevlisine ve/veya aile ferdine tekrar tek­rar ateş eden silahlı timlerdi. 1975 ve 1982 yılları arasında suikasta uğ­rayan Türk diplomatlarının tam olarak üçte ikisi, bir kavşakta yavaş­larken saldırıya uğradı. Militanlar çoğunun seri numaraları silinmiş tabanca veya hafif makineli silahları tercih ediyorlardı. Teröristler, saldı­rıları bittiğinde JCAG-ARA sembolü bulunan bir bez parçasını kurba­nın üstüne veya yakınına yerleştirir, silahları genellikle olay yerinde bırakır ve giysilerini çıkarıp bir köşeye atarak önceden planlanmış ka­çış güzergâhlarına doğru hızla uzaklaşırlardı. Bu tarz faaliyetlerin en açık örneklerini, 28 Ocak 1982 tarihinde Hampig (Harry) Sasunyan ve Kirkor Saliba tarafından gerçekleştirilen Başkonsolos Kemal Arıkan'ın da öldürüldüğü saldırıda olduğu gibi ABD ve Kanada'daki saldırılarda görmekteyiz. Bu tür saldırılar, adını JCAG'dan ARA'ya değiştirmesinden sonra, ARA adı altında üstlenilen ilk saldırı olan 14 Temmuz 1983 tarihinde Brüksel'deki Türk Elçiliği İdari Ataşesi Dursun Aksoy'un suikastında da devam etti.

Ateşli silahların tercih edilmesinin istisnaları da vardı. Örneğin, 8 Temmuz 1979 tarihinde Paris'teki OECD'nin Türkiye Bürosu, Türk Çalışma Ataşesi'nin bürosu ve Türk Turizm Enformasyon Bürosu'nda JCAG-ARA militanları tarafından hazırlanmış bombalar patlatıldı. Benzer şekilde, Kaliforniya, Los Angeles'teki Türk Konsolosluğu, JCAG-ARA tarafından 20 Kasım 1981 tarihinde bombalandı. JCAG- ARA saldırı dalgasının sonuna doğru, Haziran 1984'te, Viyana'daki Türk Elçiliği Ticaret ve Çalışma Ataşesi muhtemelen uzaktan kontrol­lü bir düzenekle patlama sonucu suikasta uğradı. JCAG-ARA patla­yıcı düzenekleri, zamanlayıcı bir saatle, makul miktarda patlayıcı bir malzeme ve düzeneği donatan bir düğmeyle, ASALA'nın yaptıkların­dan daha güvenilirdi. ASALA ile JCAG-ARA karşılaştırıldığında, JCAG-ARA'nın daha profesyonel olduğu fark edilmektedir. ASALA militanlarının Lübnan'daki Filistin kamplarında askeri eğitim aldıkları bilindiğine göre, JCAG-ARA militanları kendilerini birer ölüm ma­kinesi haline getiren uzmanlıklarını nerede öğrenmişlerdi? Zira söz ko­nusu örgüt elemanlarının her hangi bir Filistin veya başka kamplarda askeri eğitim aldıklarına dair kayıtlar görülmemektedir. Onların yuka­rıda bahsedilen profesyonellikleri göz önüne alındığında, kaliteli ve çok gizli bir eğitim aldıkları anlaşılmaktadır. O halde JCAG-ARA'nın arkasında bazı büyük batılı devletlerin istihbarat servislerinin olduğu ve militanlara bunların taşeron kullanmadan, doğrudan kendilerinin eğitim verdikleri düşünülebilir. Eğer farklı taşeron veya ülkeleri kul­lanmış olsalardı, o unsurlar rahatlıkla aynı ASALA'yı destekleyenler­de olduğu gibi açığa çıkar ve bilinirlerdi.

Taşnak Partisi'nin dünyadaki bütün Ermeni topluluğu içinde çok iyi bir örgütü vardı. Parti, diaspora içindeki genç Ermeniler arasında 1915 olayları nedeniyle var olan Türk düşmanlığı ve kuvvetli teşkilatı sayesinde eleman sıkıntısı çekmediği gibi, JCAG-ARA da hiçbir za­man militan sıkıntısı çekmemiştir. Denilebilir ki nerede "eylem" varsa Ermeni gençliği orada ve nerede Ermeni gençliği varsa Taşnak da ora­dadır. Örgüt için potansiyel eleman kaynağı ise Ermeni Gençlik Fede­rasyonu adı verilen teşkilattı. Burada Ermeni gençleri spor müsabaka­ları yapıyor, kültürel kimliklerini sürdürmeye yönelik eğitimler alıyor­lardı.

JCAG-ARA, tamamen Taşnak Partisi'nin kontrolünde olduğundan dolayı, yalnız başına ittifaklar kurma yetisine sahip değildi. Parti'nin en güçlü ve en etkili olduğu yer ise Lübnan'dı. JCAG-ARA'nın eski Başkanı Abraham "Apo" Aşçiyan 1982 yılında Beyrut'ta idam edildi. İdam edilmesinin nedeni ise Taşnak'ın Marukhiyan-Zeiliyan kanadıyla ABD hükümeti arasında yapılan mutabakatı reddetmesiydi İddia edilen anlaşmaya göre JCAG-ARA, ABD'deki Türk temsilcililerine saldırıda bulunmayacaktı. Bu anlaşma Taşnak Partisi ve ABD arasında yapılan ilk iddia edilen anlaşma değildi. Suriye polisi 1961 yılında Taşnak Partisi'ne mensup kişilerden oluşan bir casus ekibinin Şam'daki Amerikan Elçiliği için çalıştığını ortaya çıkarmıştı. Taşnakların farklı hükümetlerle ilişki kurmasına dair önemli bir örnek de, es­ki Taşnak Büro üyesi Vahan Papazyan olayıydı. 1973 yılında Beyrut'­ta ölen Papazyan, Nazilerle de işbirliği içine girmişti.

Taşnak Partisi, JCAG-ARA'yı farklı kaynaklardan elde edilen ge­lirlerle destekledi. Özellikle kiliselerde toplanan paralar, partinin en önemli gelirleriydi. Yakalanan militanlar için gereken harcamalar için de aynı sistem takip ediliyordu. Parti, elemanlarını savunmak için ken­di kasasından hiçbir zaman harcama yapmadı. Sürekli diasporadaki Ermenilerden bağış adı altında para topladı. Teröristler için anma ge­celeri düzenlendi. Bu gecelerden de maddi getiriler elde ettiler. Sonuç olarak, JCAG-ARA, ASALA gibi soygun ve hırsızlıklardan gelir elde etmemiştir. Fonları tamamen Ermeni diasporasının desteklerinden oluşan parasal yardımlardı. Ayrıca, JCAG-ARA'nın bir diğer özelliği mümkün olduğunca diğer terör örgütleriyle temas etmemekti.

 

4. JCAG-ARA'nın Önemli Eylemleri 

Daniş Tunalıgil (22 Ekim 1975 - Viyana / Avusturya) ve İsmail Erez (24 Ekim 1975 - Paris / Fransa) Suikastları

22 Ekim 1975 günü Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Daniş Tunaligil, makam odasında üç kişi tarafından otomatik silahlarla öldürüldü. Büyükelçinin makamına giren kimliği meçhul şahıslar, Türkçe olarak "Büyükelçi siz misiniz" demişler ve Tunalıgil'in "Evet benim" demesi üzerine silahlarını ateşlemişlerdir. Olayı Ermeni terör örgütleri ASALA ve JCAG-ARA ile Rum terör örgütü EOKA-B üstlendi. O sıralarda Ermenilerin bu şekilde cinayet işleyemeyeceğini düşünen Viyana polisi cinayetin zanlısı olarak üç Yunanlıyı aramaya başladı. Kıbrıs konusunda son derece gergin bir dönemde bu olayın patlak vermesi, katillerin Kıbrıslı Rum olduğu varsayımının yapılmasına neden olmaktadır. 

Viyana suikastından 2 gün sonra 24 Ekim 1975'te Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez ve şoförü Talip Yener de öldürüldüler. Viyana'daki APA Ajansını arayan kişiler "EOKA-B, bir kez daha Paris'te darbeyi indirdi. Yaşasın Kıbrıs" diye bağırdı. Fakat olayı ASALA ve JCAG-ARA da üstlendi. Bir kaç gün sonra ise EKAS (Kıbrıs Rum Kurtuluş Ordusu) adlı bir örgüt ortaya çıkarak Viyana ve Paris'teki cinayetleri kendilerinin işlediğini öne sürdü ve "Darbelerimizi Kıbrıs'ta indirmemiz şart değildir. Biz dünya kurtuluş hareketinin bir parçasıyız" şeklinde bir açıklama yaptı. 

Tunalıgil ve Erez'in katilleri bütün aramalara rağmen bulunamadı. Paris polisi tutukladığı 15 Ermeni'yi serbest bıraktı. Viyana polisi şüpheli 3 Yunanlının olayla ilgisi olmadığını açıkladı ve Tunalıgil'in öldürülmesiyle ilgili dosyayı kapattı. Tunalıgil ve Erez suikastlarının Yunanlılar tarafından işlenmediği daha sonraki bulgularla kesin olmasına rağmen, ASALA tarafından mı yoksa JCAG-ARA tarafından mı gerçekleştirildiğine dair şüpheler bulunmaktadır. Hyland bu iki cinayetin JCAG-ARA tarafından işlendiğini savunmaktadır. Alper Gazigiray ise Tunalıgil suikastını Nunar Sofuyani ve Kevork Kekiçyan, Erez suikastını ise Varujan Aznavur adlı Taşnak komitesinin fanatik militanları tarafından düzenlendiğini söylemektedir. Gazigiray'ın bu tespitleri, Taşnak komitesi JCAG-ARA ile alakalı olduğu için cinayetlerin de bu örgüt tarafından işlendiği anlamına gelmektedir. JCAG-ARA daha sonraki süreçte gerçekleştirdikleri suikastları üstlenirken aynı zamanda Viyana ve Paris suikastlarını de kendilerinin düzenlediklerini söyleyeceklerdir. Ayrıca ileriki yıllarda gazetelerde bu suikastın JCAG-ARA tarafından işlendiği yazılacaktır. Bu anlatılanlar ışığında Tunaligil ve Erez'in katillerinin JCAG-ARA üyesi oldukları daha ihtimal dahilindedir. Fakat ne olursa olsun iki Türk büyükelçisi öldürülmüş, fakat olayın failleri Ermeni caniler yakalanamamıştır. 

 

Taha Carım Suikastı (9 Haziran 1977 - Roma / İtalya)

Vatikan Büyükelçisi 63 yaşındaki Taha Carım, 9 Haziran 1977 günü iki kişi tarafından kurşunlanarak yaralandı. Hemen hastaneye kaldırılan Carım ameliyat edilmesine rağmen hayata tutunamadı. Olayı, JCAG-ARA üstlendi. Ermeniler hakkında kitap yazan Carım'ın tehdit edilmesine rağmen iyi korunmadığı anlaşıldı. Roma polisi Carım'ın katillerini Roma Ermeni cemaati içinde aramaya başlasa da, katillerin oldukça profesyonel olmaları nedeniyle bir iz bulmak mümkün olamadı. Roma Savcısı, olaydan bir yıl sonra Taha Carım'ın öldürülmesine ilişkin dosyayı kapattı. Böylece Ermeni katiller yine yakalanamadı.

Necla Kuneralp ve Beşir Balcıoğlu Suikastı (2 Haziran 1978 - Madrid / İspanya)

2 Haziran 1978'de Türkiye'nin Madrid Büyükelçisi Zeki Kuneralp'in eşi Necla Kuneralp ile kayınbiraderi emekli büyükelçi Beşir Balcıoğlu Madrid'in merkezinde otomobil içindeyken, 3 kişi tarafından öldürüldüler. Beşir Balcıoğlu'nun teröristler tarafından Büyükelçi Zeki Kuneralp sanılarak öldürüldüğü ileri sürüldü. Suikastı JCAG-ARA üstlendi. Suikasttan sonra ASALA, militanlarının kovuşturulması halinde İspanyol hükümetine karşı misillemede bulunacağını açıkladı. Olayı, JCAG-ARA düzenlemesine rağmen ASALA'nın bu şekilde tehditte bulunması iki Ermeni örgütünün işbirliği halinde olduğunu gözler önüne sermektedir. Katiller yine bulunamadı. Zeki Kuneralp, "Economist" dergisinin okuyucu mektupları bölümüne gönderdiği ve Ermeni terör olaylarına değindiği bir mektupta şöyle demektedir: "1915 yılında yapıldığı iddia edilen fakat halen kanıtlanmamış olan Ermeni katliamı sırasında bütün Ermeniler kuzu, Türkler de kurt olsa bile, bu sizce daha o zamanlar doğmamış olan karımın öldürülmesi için yeterli bir neden midir? Sizin genellikle tüm terörizm hareketlerini lanetlediğinizi bildiğim için, yazınızda bu cinayeti kınayan bir satır bile görmemek beni hayretlere düşürdü."  Bu sözler Ermeni terörünün içine düştüğü durumu çok iyi anlatmaktadır.   

Ahmet Benler Suikastı (12 Ekim 1979 - Lahey / Hollanda)

Lahey Büyükelçisi Özdemir Benler'in Hollanda'da üniversite okuyan 27 yaşındaki oğlu Ahmet Benler 12 Ekim 1979 günü öldürüldü. Olayı JCAG-ARA üstlendi. Cinayette polisin ihmali ve Hollanda hükümetinin Türk Büyükelçiliği mensuplarının silah taşıma yolundaki isteklerine izin vermediği ortaya çıktı. Ahmet Benler'i öldürmekle suçlanan Lübnanlı Mustafa Ammar ABD'de Detroit'te FBI tarafından yakalandı. Hollanda hükümeti, Ammar'ı ABD'den istemesi üzerine, Ammar Hollanda'ya getirildi. Fakat çıkarıldığı mahkemede berat etti. Böylece Ermeni teröristlerin işlediği bir cinayet daha aydınlatılamadı. 

Yılmaz Çolpan Suikastı (22 Aralık 1979 - Paris / Fransa)

Paris'teki Türk Turizm ve Tanıtma Bürosu Müdürü Yılmaz Çolpan, 22 Aralık 1979 günü sabah Champs-Elyees Caddesi'nde otomatik silahla öldürüldü. Olayı JCAG-ARA üstlendi. Fakat Ermeni caniler yine bulunamadı.  

Doğan Türkmen Suikastı (6 Şubat 1980 - Bern / İsviçre)

Türkiye'nin İsviçre Büyükelçisi Doğan Türkmen, 31 Temmuz 1980 tarihinde Bern kentinde silahlı kişilerin saldırısı sonucunda yaralandı. Olayı JCAG-ARA ve ASALA üstlendi. Ölümden aracın sol tarafına oturduğu için kurtulan Doğan Türkmen, İsviçre'de zırhlı otomobillerin trafik müsaadesi olmadığı için kullanılmasına izin verilmediğini söyledi. Türkmen'i yaralayan Max Kilimciyan adlı bir Ermeni Fransa'nın Marsilya şehrinde yakalandı. Yargılanmaya başlayan Kilimciya'nı, kurtarmak için Ermeniler yardım kampanyası başlattılar. Kilimciyan, öldürmeye tam teşebbüsten mahkeme önüne çıkmasına ve tanıkların ifadelerinde ateş eden kişinin Kilimciyan olduğunu söylemelerine rağmen 2 yıl cezaya çarptırıldı. 8 Şubat 1980 tarihinden beri tutuklu olan Kilimciyan 29 Şubat 1982'de yani cezasının onaylanmasından 4 gün sonra serbest bırakıldı. Kilimciyan'ı destekleme komitesi bunun ilk zafer olduğunu ilan etti. Böylece Ermeni lobisi insan öldürmeye yeltenen birisinin salıverilmesini sağladı. Bu olay Ermeni teröristlerin daha pervasızca eylemlerde bulunmalarına neden olmuştur.  Çünkü yakalansalar da az bir ceza alarak salıverilmekteydiler.

Vecdi Türel Suikastı (17 Nisan 1980 - Vatikan / İtalya)

Türkiye'nin Vatikan büyükelçisi Vecdi Türel 17 Nisan 1980 tarihinde sabah saatlerinde  evinden Büyükelçiliğe giderken üç kişi tarafından yayılım ateşine tutularak yaralandı. Olayı JCAG-ARA üstlendi. Elçinin olayı bu şekilde hafif atlatmasında koruma memuru Tahsin Güvenç'in payı oldukça büyüktür. Olayı gerçekleştiren eli kanlı caniler ise yakalanamadı.

Şarık Arıyak Suikastı (17 Aralık 1980 - Sydney / Avustralya)

Türkiye'nin Sydney Başkonsolosu Şarık Arıyak (51) ile koruma görevlisi Engin Sever (28) 17 Aralık 1980 günü 2 terörist tarafından öldürüldü. Olaydan sonra AP ajansına telefon eden bir kadın JCAG-ARA adına cinayeti üstlendi ve kendileriyle ASALA arasında hiçbir bağın bulunmadığını bildirdi. Bu olay Avustralya gibi Uzakdoğu ülkesindeki gerçekleşen ilk Ermeni terör eylemidir. Sydney polisi Arıyak'ın katillerini bulmak için geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirdi. Polis Arıyak'ın katilleriyle alakalı ipuçları bulmasına rağmen olay aydınlatılamadı. Yani 2 Türk görevlisinin kanı daha yerde kaldı. 

Cavit Demir Suikastı (3 Nisan 1981 - Kopenhag / Danimarka)

Türkiye'nin Kopenhag Çalışma Ataşesi Cavit Demir 3 Nisan 1981 günü evinin kapısında Ermeni teröristlerce, 6 kurşunla vurularak ağır yaralandı. İlk kez yabancı bir diplomatın saldırıya uğradığı Danimarka'da polis olayı Reuter ajansının Londra bürosunun açıklamasıyla öğrendi. Olayı JCAG-ARA üstlendi. Cavit Demir'e Macar yapısı bir tabancayla ateş açıldığı saptansa da, olayı gerçekleştirenler bulunamadı. 

Kemal Arıkan Suikastı (28 Ocak 1982 - Los Angeles / ABD)

Türkiye'nin Los Angeles Başkonsolosu Kemal Arıkan 28 Ocak 1982 günü iki Ermeni tarafından öldürüldü. Katillerden birinin 19 yaşındaki Hampig Sasunyan olduğu belirlendi ve yakalanarak tutuklandı. Polis olaya karışan diğer katili de aramaya başladı. Bu arada Los Angeles polisi tarafından Kemal Arıkan'ın koruma istemesine rağmen verilmediği ortaya çıktı. Saldırıyı JCAG-ARA üstlendi. Sasunyan, yargıç önünde yapılan ilk sorgusundan sonra tutuklandı. Arıkan'ı öldüren ikinci katilin Ermeni Krikor Saliba olduğu ortaya çıktı. Hampig Sasunyan yargılanması sonucunda ömür boyu cezaya mahkum oldu. Ermeniler yıllar sonra, 1995 yılında Sasunyan'ın serbest bırakılması için hareket geçti. Fakat bir netice alamadılar. Sasunyan hala hapiste bulunan ender Ermeni teröristlerdendir.  

Orhan Gündüz Suikastı (4 Mayıs 1982 - Boston / ABD)

Boston Fahri Türk Konsolosu Orhan R. Gündüz 4 Mayıs 1982 gece yarısı öldürüldü. Ermenilerin ikinci kez saldırısına uğrayan Gündüz'ün suikast olayını JCAG-ARA üstlendi. Orhan Gündüz'ün Ermeni katilinin yakalanması için FBI alarma geçirildi. Fakat Gündüz'ün katilleri yakalanamadı.  

Erkut Akbay ve Nadide Akbay Suikastı (7 Haziran 1982 - Lizbon / Portekiz)

Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği İdari Memuru Erkut Akbay (39), 7 Haziran 1982 günü öğle vakti otomobiliyle evine gittiği sırada saldırıya uğradı. Erkut Akbay başından ve göğsünden vurularak olay yerinde ölürken, Elçilik Mahalli Sekreteri olarak çalışan eşi Nadide Akbay da ağır yaralandı. Saldırıyı JCAG-ARA üstlendi. Erkut Akbay'ın eşi Nadide Akbay koma durumundan çıkamayarak 10 Ocak 1983'te öldü. Erkut Akbay ve Nadide Akbay'ın katilleri de bulunamadı. 

Atilla Altıkat (27 Ağustos 1982 - Ottawa / Kanada)

Kanada’daki Türk Askerî Ataşesi Hava Kurmay Albay Atilla Altıkat, 27 Ağustos 1982'de Ottawa'da Ermeni teröristler tarafından otomobilinde saldırıya uğrayarak öldürüldü. Olayı JCAG-ARA üstlendi. Olayda Kanada polisinin ihmali ortaya çıktı. Altıkat polis tarafından çok iyi korunurken olaydan bir süre önce bu korumanın kaldırıldığı belirtildi. Kanada polisi Altıkat'ın katillerini bulmak için Amerikan güvenlik güçleriyle işbirliği yaptı. Devlet Başkanı Orgeneral Evren, Afyon'da yaptığı konuşmada, dış ülkelerde Türk diplomatlarına ve askerî ataşelerine karşı girişilen kanlı saldırılara karşı “Türk devletinin, Türk milletinin gerekli mukabil tedbirleri almakta kendisini serbest göreceğini" söyledi. Evren bu konuda "Sabrın da bir hududu olduğunu" kaydetti. Fakat Kanada polisi olay ile alakalı bir ipucu bulamadı. Katiller yine yakalanamadı. 

Bora Süelkan (9 Eylül 1982 - Burgaz / Bulgaristan)

Türkiye'nin Burgaz Konsolosluğu İdari Ataşesi Bora Süelkan 9 Eylül 1982 günü silahlı bir saldırı sonucu öldürüldü. Saldırıyı JCAG-ARA üstlendi. Bu suikast Doğu bloğu ülkelerinde Türk diplomatlarına karşı girişilen ilk saldırıdır. Bulgar yetkilileri cinayetin Burgaz'ın en işlek alanların birinde gündüz vakti işlenmesi nedeniyle katillerin profesyonel olduğunu belirtmektedirler. Türk ve Bulgar yetkililer, Bora Süelkan'ın öldürülmesiyle sonuçlanan olaya, Ermeni eylemcilerin dışında bazı diğer grupların da karıştığını düşünmekteydiler. Bulgar polisinin araştırmalarına rağmen Süelkan'ı öldüren katiller bulunamadı.

Galip Balkar (9 Mart 1983 - Belgrad / Yugoslavya)

Türkiye'nin Belgrad Büyükelçisi Galip Balkar, 9 Mart 1983 günü yerel saatle 11.00 dolaylarında Yugoslavya Dışişleri Bakanlığı'ndaki bir randevusuna makam otomobiliyle giderken, aracın kırmızı ışıkta durması üzerine iki kişinin saldırına uğradı.  Balkar ve makam şoförü Necati Kaya saldırganların açtığı yayılım ateşi sonucunda ağır yaralandılar. Bu arada olaya müdahale etmek isteyen bir Yugoslav genci ölürken bir kişi de yaralandı. Olay yerine gelen polis ile teröristler arasında çatışma başladı ve teröristlerden biri ağır yaralı olarak ele geçirildi. Büyükelçi hastaneye kaldırıldı. Saldırıyı JCAG-ARA ve ASALA üstlense de yakalanan katiller JCAG-ARA'ya bağlıydılar. Balkar'ı vuran ve yaralı ele geçirilen Ermeni saldırganın kimliği Harutyan Kirkor Levonyan olduğu ortaya çıktı. Bu arada Yugoslav polisinin çalışmaları neticesinde Ermeni teröristlerden ikincisi Lübnan pasaportu taşıyan Raffi Alexander Elbekyan da yakalandı. Ağır yaralanan Galip Balkar 11 Mart'ta hayata gözlerini yumdu. Yakalanan Ermeni teröristler 20'şer yıl hapse mahkum oldu. Gerekçeli kararda "Biz burada Ermeni soykırımı iddialarını inceleyecek mahkeme değiliz. Önemli olan 2 Ermeni gencinin işledikleri suçtur. Ceza buna göre saptandı" denildi. Yugoslav Yüksek Mahkemesi Galip Balkar'ın katillerinden Harutyan Levonyan'ın 20 yıllık cezasını onaylarken, diğer katil Rafi Elbekyan'ın cezasında 5 yıl indirime gitti. Fakat daha sonra Levonyan, tıbbi nedenler gerekçe gösterilerek 1987 Haziran ayında serbest bırakıldı. 

Dursun Aksoy (14 Temmuz 1983 - Brüksel / Belçika)

Türkiye'nin Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Dursun Aksoy 14 Temmuz 1983 günü sabah evinin önünde bir Ermeni militanın açtığı ateş sonucu öldürüldü. Saldırıyı JCAG-ARA ve ASALA üstlendi. Daha sonra Los Angeles'teki AP haber ajansını arayan kişiler ise, olayı "Ermeni Devrimci Ordusu/ Armenian Revolution Army (ARA)"nun üstlendiğini ifade ederek "Bu bizim ilk girişimimizdir, yakında da adımızı yeniden duyacaksınız" dedi. Olayı ASALA da üstlense gerçekte JCAG adına ARA düzenlemişti. Zaten bu olaydan sonra JCAG, JCAG-ARA olarak anılacaktı. Bu arada Aksoy'un katil zanlısı olarak Hollanda'da Türk uyruklu ASALA militanı Hüsnü Göl tutuklandı. Belçika, soruşturmayı kendi ülkesinde sürmek için Aksoy'un katil zanlısı Hüsnü Göl'ü Hollanda'dan resmen istedi. Belçika'ya gelen Göl, mahkemeye çıkartıldıktan sonra Belçika adaleti tarafından serbest bırakıldı". Yukarıda bahsedildiği gibi ASALA'nın olayla ilgisi yoktu. Daha sonra Brüksel'de Belçika polisi tarafından Aksoy'a suikast girişimiyle ilgili 4 Ermeni'yi gözaltına alsa da, bunlar da serbest bırakıldılar. Böylece bu olayın da failleri yakalanamadı.

Lizbon Baskını: (27 Temmuz 1983 - Lizbon / Portekiz)

27 Temmuz 1983 günü öğle saatlerinde Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği beş Ermeni terörist işgal edildi. Büyükelçiliğe saldıran Lübnan pasaportunu taşıyan Ermeni teröristler şunlardı: Ara Hovsel Karnikyan (20), Sarkis Abrahamyan (21), Vatch Navar Tagihityan (19), Strak Onnik Acemyan (19), Simon Khacher Yahniyan (21). Lizbon polisinin düzenlediği operasyon sonucu teröristler ölü olarak ele geçirildi. Teröristlerin attığı bir bomba ile ağır yaralanan Büyükelçilik maslahatgüzarı Yurtsev Mıhçıoğlu'nun eşi Cahide Mıhçıoğlu hastaneye kaldırıldığı sırada öldü. Kurtarma operasyonu sırasında bir Portekiz polisi de yaşamını yitirdi. Bir Ermeni terörist Türk koruma görevlileri tarafından öldürülürken, diğerleri yakalanacaklarını anlayınca bombaları patlatarak intihar ettiler. Saldırıyı JCAG-ARA üstlendi. Lizbon baskını sırasında 5 Ermeni teröristinin öldürülmesi üzerine, JCAG-ARA İspanya Başbakanı Mario Soarez'i ölümle tehdit etti. Dışişleri İlter Türkmen'in "her ülke Portekiz gibi davransaydı, bu noktaya gelinmezdi" şeklindeki sözleri ise batı ülkeleri açısından Ermeni terörü hakkındaki bir gerçeği de ortaya çıkarmaktadır. 

Erdoğan Özen (20 Haziran 1984 - Viyana / Avusturya)

Türkiye'nin Viyana Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Erdoğan Özen, 20 Haziran 1984'te otomobiline yerleştirilen bir bombanın patlaması sonucunda öldürüldü. Olayın sorumluluğunu JACAG-ARA üstlendi. Patlamada üçü ağır beş kişi de yaralandı. Avusturya polisi Ermeni teröristleri yakalamak için alarma geçse de bir ipucu bulamadı. Olayın fail yada failleri yakalanamadı. 

Sarayburnu Olayı (3 Eylül 1984 - İstanbul)

3 Eylül 1984 gecesi Eminönü Sarayburnu mevkiinde bir çay bahçesinin otoparkında park etmiş durumda bulunan Lübnan plakalı bir otomobilde patlama meydana geldi. Patlama sonunda otomobil içerisinde bulunan Lübnan uyruklu Ali Mahmud ile Muhammed Mahmud isimli şahıslar öldüler. Olayı JCAG-ARA ve aynı zamanda ASALA üstlendi. 

Evner Ergun (19 Kasım 1984 - Viyana / Avusturya)

Birleşmiş Milletler Sosyal Kalkınma ve İnsancıl İşler Merkezi Direktör Yardımcısı Evner Ergun, 19 Kasım 1984'te otomobiliyle evinden bürosuna giderken iki terörist tarafından silahlı saldırıya uğradı. Ergun başından aldığı kurşunla olay yerinde öldü. İlk kez uluslararası bir Türk görevlisi saldırıya uğradı. Saldırıyı JCAG-ARA üstlendi. Olayı araştıran Viyana polisi, JCAG-ARA tarafından Ergun'un bir yanlışlığa kurban gittiğini, teröristlerin asıl amacının Viyana'nın Türkiye Büyükelçisi Erdem Erner olduğunu ileri sürdüler. Viyana polisi olay ile ilgili bazı Ermenileri tutuklasa da sonradan serbest bıraktı. Viyana'da öldürülen diğer Türk diplomatlarının katilleri gibi Evner Ergun'un katilleri de bulanamadı. 

Ottawa Saldırısı (12 Mart 1985 - Ottawa / Kanada)

Kanada'nın başkenti Ottowa'daki Türkiye Büyükelçiliği ikametgahı, JCAG-ARA mensubu üç terörist tarafından basıldı. Aralarında Büyükelçi Coşkun Kırca'nın eşi Bilge Kırca'yla 13 yaşındaki kızı Gülcan'ın da bulunduğu 11 kişiyi rehin alan teröristler, Büyükelçiyi öldürmeye yönelik amaçlarını gerçekleştiremeyince beş saat süren eylemleri sonucunda teslim oldular. Olay sırasında binanın ikinci katından atlayan Büyükelçi Kırca'nın kolu ve bacağı kırıldı. Kanadalı bir koruma görevlisi ise hayatını kaybetti. Baskını düzenleyenlerin amacı Ottowa Büyükelçisi Kani Güngör'ü ağır yaralayan Raffic Balyan, Haig Karahanyan, Harutyan Kevork'un serbest bırakılmasını sağlamaktı. Olayı gerçekleştiren Kevork Maraşlıyan (35), Ohannes Nubaryan (30), Rafi Panof Titizyan (25) adlı ele geçirilen teröristlerin yargılanmasına 14 Ekim 1986'da başlandı. Üç Ermeni teröristine 15 gün süren duruşmalardan sonra, Kanada'daki en yüksek ceza olan ömür boyu hapis cezası verildi. 

5. JCAG-ARA'nın Eylemlerinin Listesi

Tarih

Yer

Hedef

Yöntem

Ölü

Yaralı

22 Ekim 1975

Viyana, Avusturya

Büyükelçi

Suikast

1

0

Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Daniş Tunalıgil makamında çalışırken 3 Ermeni militan tarafından öldürüldü. JCAG ve ASALA olayı üstlendi. Fakat olayın faillerinin JCAG militanı olduğu konusunda daha ciddi deliller vardır. 

24 Ekim 1975

Paris, Fransa

Büyükelçi

Suikast

0

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez ve şoför Talip Yener Sein Nehri üzerindeki bir köprüde pusuya düşürülerek Ermeni militanlar tarafından öldürüldü.  JCAG ve ASALA olayı üstlendi. Fakat olayın faillerinin JCAG militanı olduğu konusunda daha ciddi deliller vardır. 

27 Mayıs 1976

Paris, Fransa

Diğer

Bomba

1

1

Taşnak Partisi'nin karargahı görevini gören Ermeni Kültür Merkezi'nde JCAG-ARA mensubu bir grup Ermeni bomba hazırlarken bomba patlamış ve Agop Agopyan isimli bir kişi ölmüş, bir kişi de ağır yaralanmıştır. Ölen kişi ASALA'nın lideri olan Agop Agopyan değildir, sadece isim benzerliği vardır. 

28 Mayıs 1976

Zürih, İsviçre

Temsilcilikler

Bombalama

0

0

Bombalı iki saldırı sonucunda Türkiye Garanti Bankası'nın İsviçre'deki şubesi ve Türk Çalışma Ataşeliği büroları hasara uğradı. Türkiye'nin Turizm Bürosu'na yerleştirilen üçüncü bomba patlamadan etkisiz hale getirildi. Sorumluluğu JCAG üstlendi. Saldırının faili Nubar Sufoyan adlı bir Ermeni tutuklandı, yargılandı ve suçu sabit görülerek 15 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

9 Haziran 1977

Roma, İtalya 

Büyükelçi

Suikast

1

0

Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Taha Carım evinin önünde arabadan iner inmez iki Ermeni terörist tarafından öldürüldü. Saldırıyı JCAG üstlendi. 

24 Mayıs 1978

Londra, İngiltere

THY

Bombalama

0

0

THY'nin Londra Ofisi bombalandı. Saldırıyı JCAG üstlendi.

2 Haziran 1978

Madrid, İspanya

Büyükelçi

Suikast

3

0

Türkiye'nin Madrid Büyükelçisi Zeki Kuneralp'in arabasına elçilikten ayrıldıktan sonra otomatik silahlarla üç Ermeni terörist saldırdı. Zeki Kuneralp'in eşi Necla Kuneralp ve kayınbiraderi emekli Büyükelçi Beşir Balcıoğlu olay yerinde, İspanyol şoför Antonio Torre ise hastaneye götürülürken yolda öldü. Sorumluluğu JCAG üstlendi. 

8 Temmuz 1979

Paris, Fransa

THY ve İlgili Ofisler

Bombalama

0

0

Paris'teki THY temsilciliği yakınlarına, Çalışma Ataşesi Ofisine, Turizm Ofisine ve OECD Daimi Temsilciliğine yerleştirilen bombalar polis tarafından zamanında müdahale edilerek etkisiz hale getirildi. Eylemi JCAG üstlendi. 

12 Ekim 1979

Lahey, Hollanda

Büyükelçi oğlu

Suikast

1

0

Büyükelçi Özdemir Benler'in oğlu Ahmet Benler arabasıyla üniversiteye derse giderken kırmızı ışıkta durduğu esnada bir Ermeni teröristin saldırısı sonucu öldü. Eylemi JCAG üstlendi. 

22 Aralık 1979

Paris, Fransa

Diplomat

Suikast

1

0

Türkiye'nin Paris Turizm ve Tanıtma Müşaviri Yılmaz Çolpan, Champs-Élysées caddesinde yürürken öldürüldü. Eylemi JCAG üstlendi.  

6 Şubat 1980

Bern, İsviçre

Büyükelçi

Suikast

0

0

Türkiye'nin Bern Büyükelçisi Doğan Türkmen arabasına binerken silahlı saldırıya uğradı. Türkmen suikasttan yara almadan kurtuldu. Olayla ilgili olarak Max Kilimciyan adlı bir Ermeni Marsilya'da tutuklandı ve yargılanmak üzere İsviçre'ye gönderildi. Saldırıyı ASALA ve JCAG üstlendi. 

17 Nisan 1980

Vatikan, İtalya

Büyükelçi

Suikast

0

2

Vatikan Büyükelçisi Vecdi Türel arabasına binerken silahlı üç Ermen teröristin saldırısı sonucu yaralandı. Suikast girişiminde Türel'in yanı sıra şoförü ve aynı zamanda koruma polisi olan Tahsin Güvenç de ağır şekilde yaralandı. Olayı JCAG üstlendi. 

6 Ekim 1980

Los Angeles, ABD

Diplomat

Bombalama

0

1

Harut Sasunyan adlı JCAG militanı Başkonsolos Kemal Arıkan'ın evine bombalı saldırıda bulundu. Arıkan, yaralı olarak olaydan kurtuldu. 

12 Ekim 1980

New York, ABD

Temsilcilik

Bombalama

0

5

New York'taki BM temsilciğinin önünde park edilmiş çalıntı bir arabada meydana gelen patlama sonucu beş ABD vatandaşı yaralandı ve çevredeki işyerleri hasar gördü. Olayı JCAG üstlendi. 

12 Ekim 1980

Los Angeles, ABD

Diğer

Bombalama

0

1

Hollywood'da bir Türk'e ait seyahat acentesine bombalı saldırı düzenlendi. İşyerinde ağır hasar meydana geldi. Eylemi JCAG üstlendi. 

17 Aralık 1980

Sydney, Avustralya

Diplomat

Suikast

2

0

Sydney Başkonsolosu Şarık Arıyak ile şoförü ve koruma görevlisi Engin Sever iki Ermeni teröristin silahlı saldırısı sonucu öldürüldü. Olayı JCAG üstlendi. 

3 Nisan 1981 

Kopenhag, Danimarka

Diplomat

Suikast

0

1

Elçilik Çalışma Ataşesi Cavit Demir akşam saatlerinde oturduğu binaya girerken bir Ermeni'nin silahlı saldırısına uğradı. Demir ağır yaralandı. Olayı ASALA ve JCAG üstlendi. 

20 Kasım 1981

Los Angeles, ABD

Konsolosluk

Bombalama

0

0

Beverly Hills'deki Türk Konsolosluğu'na saldırı düzenlendi. Saldırıyı JCAG üstlendi. 

28 Ocak 1982

Los Angeles, ABD

Konsolos

Suikast

1

0

Los Angeles Konsolosu Kemal Arıkan aracıyla işine giderken iki Ermeni teröristin silahlı saldırısı sonucunda öldürüldü. Arıkan'ın katili 19 yaşında olan Lübnan asıllı Hampig Sasunyan yakalandı ve yargılanarak müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olayı JCAG üstlendi. 

22 Mart 1982

Cambridge, ABD

Dükkan

Bombalama

0

0

Boston'daki Fahri Türk Konsolosu Orhan Gündüz'e ait hediyelik eşya satılan dükkanı bombalı saldırıya uğradı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken binada ağır hasar meydana geldi. Olayı JCAG üstlendi. 

4 Mayıs 1982

Massachussets , ABD

Konsolos

Suikast

1

0

Türkiye'nin Boston Fahri Konsolosu Orhan Gündüz uğradığı silahlı saldırıda öldü. Olayı JCAG üstlendi. 

7 Haziran 1982

Lizbon, Portekiz 

Diplomat

Suikast

2

0

Elçilik İdari Ataşesi ve eşi Nadide Akbay evlerinin önünde silahlı saldırıya uğradı.  Erkut Akbay olay sırasında ölürken, ağır yaralanan Nadide Akbay 10 Ocak 1983 tarihinde öldü. Olayı JCAG üstlendi.

27 Ağustos 1982

Ottowa, Kanada

Diplomat

Suikast

1

0

Ottowa Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Kurmay Albay Atilla Altıkat arabasında seyir halindeyken kırmızı ışıkta durduğu sırada silahlı saldırı sonucunda öldürülmüştür. Saldırıyı JCAG üstlendi.

9 Eylül 1982

Burgaz, Bulgaristan 

Diplomat

Suikast

1

0

Burgaz Başkonsolosluğu idari Ataşesi Bora Süelkan işinden evine döndüğü esnada evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Saldırıyı JCAG üstlendi. Bu suikast Ermeni teröristlerin Balkanlarda gerçekleştirdiği ilk eylemdir. 

22 Ekim 1982

Boston, ABD

Diplomat

Suikast

0

0

Steven John Dadayan (20), Dikran Sarkis Berberyan (29), Vicken A. Hovsepyan (22), Vicken Vaskin Yakupyan (19) ve Karnik Carlos Sarkisyan (29) isimli beş JCAG militanının Türkiye'nin Philedelphia Fahri Konsolosu Karat Arbay'a karşı düzenlemeyi  planladıkları bombalı suikast eylemi başarısız oldu. 

9 Mart 1983

Belgrat, Yugoslavya

Büyükelçi

Suikast

2

3

Türkiye'nin Belgrat büyükelçisi Galip Balkar'a iki terörist silahlı saldırıda bulundu. Saldırıda ağır yaralanan Balkar, 11 Mart'ta hayatını kaybetti. Şoförü Necati Kaya yaralandı. Olay esnasında bir Yugoslav öğrenci de öldü. Saldırıyı yapan Lübnan pasaportlu ve JCAG üyesi Harutyan Kirkor Levonyan ile Raffi Aleksandr Elbekyan olaydan tam bir yıl sonra 9 Mart 1984'te 20'şer yıl ağır hapis cezasına çarptırıldılar. 

14 Temmuz 1983

Brüksel, Belçika  

Diplomat

Suikast

1

0

Türkiye Brüksel Büyükelçiliği İdari Ataşesi Gökşin Dursun Aksoy Ermeni teröristlerce öldürüldü. Olayı ARA üstlendi. ARA, JCAG'ın devamı niteliğindeydi. JCAG, bu olaydan sonra JCAG-ARA olarak adlandırıldı.  

27 Temmuz 1983

Lizbon, Portekiz

Büyükelçilik

Saldırı

7

3

JCAG-ARA üyesi beş Ermeni terörist Simon Yahneyan (21), Sarkis Aprahamyan (21), Vatch Navar Tagihityan (19), Strak Onnik Agaminyan (19) ve Ara Hosvel Harvikyan (20) Türkiye'nin Lizbon Büyükelçiliği binasına girmeye çalıştı. Başarılı olamayınca Büyükelçilik Müsteşarı Mustafa Yurtsev Mıhçıoğlu'nun ailesini rehin aldılar. Saldırganların yerleştirdiği bombalar patlayınca Yurtsev Mıhçıoğlu'nun eşi Cahide Mıhçıoğlu ve dört terörist havaya uçtu. Yurtsev Mıhçıoğlu ve oğlu Süleyman Sadi Atasay yaralandı. Beşinci terörist Türk güvenlik güçlerinin ateşi sonucunda öldü. Saldırıda ayrıca bir Portekizli polis ölürken bir polis de yaralandı.  

20 Haziran 1984

Viyana, Avusturya 

Diplomat

Bombalama

1

5

Türkiye Viyana Büyükelçiliği Çalışma Müşaviri Vekili Erdoğan Özen'e ait araç uzaktan kumandalı bomba ile havaya uçuruldu. Özen saldırıda hayatını kaybederken, içlerinde Avusturyalı bir polis memurunun da bulunduğu beş kişi ciddi şekilde yaralandı. Sorumluluğu JCAG-ARA üstlendi. 

3 Eylül 1984

İstanbul, Türkiye

Diğer

Bombalama

2

0

Eminönü Sarayburnu mevkiinde bir çay bahçesinin otoparkında park etmiş durumda bulunan Lübnan plakalı bir otomobilde patlama meydana geldi. Patlama sonunda otomobil içerisinde bulunan Lübnan uyruklu Ali Mahmud ile Muhammed Mahmud isimli şahıslar öldüler. Olayı JCAG-ARA üstlendi. 

19 Kasım 1984

Viyana, Avusturya 

Diplomat

Suikast

1

0

Birleşmiş Milletler Sosyal Kalkınma ve İnsancıl İşler Merkezi Direktör Yardımcısı Evner Ergun, otomobiliyle evinden bürosuna giderken iki terörist tarafından silahlı saldırıya uğradı. Ergun olay yerinde öldü. İlk kez uluslararası bir Türk görevlisi saldırıya uğradı. Saldırıyı JCAG-ARA üstlendi.

12 Mart 1985

Ottowa, Kanada 

Büyükelçi

Suikast

1

1

Kanada'nın başkenti Ottowa'daki Türkiye Büyükelçiliği ikametgahı, JCAG-ARA mensubu üç terörist tarafından basıldı. 11 kişiyi rehin alan teröristler, Büyükelçiyi öldürmeye yönelik amaçlarını gerçekleştiremeyince beş saat süren eylemleri sonucunda teslim oldular. Üç Ermeni teröriste ömür boyu hapis cezası verildi.

23 Kasım 1986

Melbourne, Avustralya 

Başkonsolosluk

Bombalama

1

Türk Başkonsolosluğu binası önünde meydana gelen patlama sonucunda JCAG-ARA militanı Hargop Levonyan ölürken bir bayan da yaralandı.

 

6. Genel Değerlendirme

JCAG-ARA Ermeni terör örgütleri arasında  en tehlikeli olanı olarak ün salmıştı. JCAG-ARA da ASALA gibi 1975'te Lübnan'da Taşnaklar tarafından kuruldu. 1890 kurulan Taşnak komitesi günümüze kadar gelmektedir ve kuruluşundan itibaren terörle iç içedir. ASALA'nin 1975'te kurulduğunu Taşnaklar fanatik gençlerini bu örgüte kaptırma ihtimalinden dolayı JCAG-ARA'yı kurdular. Böylece Taşnak komitesi I. Dünya Savaşı'ndan sonra başlattığı Nemesis terör eylemlerini yeninden canlandırdı.

Ermenilere karşı yapılmış soykırımının intikamını almak ve uğradıkları haksızlıkları gidermek iddiasıyla ortaya çıkan JCAG-ARA'nın hedefleri şu şekildedir: "1- Türkiye'nin 1915 soykırımını tanımasını sağlamak ve Türkiye'yi tazminat ödemeye mahkum etmek; 2- Türkiye'nin 1920 Sevr Antlaşması'nda öngörülen sınırlara dayalı Ermeni topraklarının iadesini temin etmek". 

JCAG-ARA'nın saldırıları 22 Ekim 1975'te Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Daniş Tunaligil suikastıyla başladı ve iki gün sonra 24 Ekim 1975'te Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez'in öldürülmesiyle devam etti. Cinayetler oldukça iyi hazırlanmış profesyonel eylemlerdi. JCAG 14 Temmuz 1983'ten eylemlerine ARA adı altında devam etti. JCAG-ARA'nın son eylemi Kasım 1986'da gerçekleşti. 

1973-1986 yılları arasında 158 eylem gerçekleştiren ASALA en büyük Ermeni terör örgütü olmasına rağmen JCAG-ARA'nın daha başarılı olduğu söylenebilir. JCAG-ARA'nın gerçekleştirdiği eylemlerde 36 ölüm, 12 de yaralama hadisesi yaşanmıştı. Ölenlerin 23'ü diplomatken sadece 1'i sivildi. ASALA'nın saldırılarında 43 sivilin öldüğü düşünülürse JCAG-ARA'nın eylemlerinin nokta operasyonlar olduğu daha açık görülür. Fakat JCAG-ARA arka planda kalmağı yeğlemiştir. ASALA'nın lideri Agop Agopyan ismini bütün dünya tanırken, JCAG-ARA'nın lideri (aynı zamanda Taşnak Partisi'nin de lideri) Hrarir Mahrukhiyan'ı kimse tanımamaktadır. Bu nedenle JCAG-ARA ASALA'ya göre daha karanlıkta kalan bir örgüt olmuştur. Birçok suikastı JCAG-ARA tertiplemişken hatta üstlenmişken, ASALA'nın parmağı aranmaya kalkışılmıştır. Esenboğa ve Orly baskınını hariç tutarsak diğer bütün önemli eylemleri JCAG-ARA gerçekleştirmiştir. Büyükelçilere karşı yapılan suikastların neredeyse tamamını JCAG-ARA üstlendi.

Şu bir gerçektir ki Ermenilerin iddia ettikleri sözde soykırım olayının meydana geldiği 1915 yılında henüz dünyada bile olmayan Türk diplomatlarının öldürülmesi ne akli ne de insani duygularla açıklanamaz. Bu ancak intikam hissi ile beyinleri yıkanmış ve adeta canavarlaşmış bir takım kişilerin yapabileceği bir iştir.

 

KAYNAKÇA

Süreli Yayınlar: 

Akşam

Cumhuriyet

Hürriyet

Milliyet

Tercüman

The Times

 

Kitap ve Makaleler: 

Armenian Terrorism: A Threat to Peace, Akdeniz University Research Center for the Study of Ataturk Reforms and Principles, Antalya, 1985.

ÇİTLİOĞLU, Ercan, Yedekteki Taşeron: ASALA, Ümit Yayıncılık, Ankara, 1997

GAZİGİRAY, A. Alper, Osmanlılardan Günümüze Kadar Vesikalarla Ermeni Terörünün Kaynakları, Gözen Kitabevi, 1982.

GUNTER, Michael M., "Contemporary Aspect of Armenian Terrorism", Symposium on International Terrorism: Armenian Terrorism its Supporters The Narcotic Connection The Distortion of History, Ankara University Press,  Ankara, ss. 103-147, 1984.

GUNTER, Michael M., Pursuing the Just Cause of Their People: A study of Contemporary Armenian Terrorism, Greenwood Press, New York, 1986.

HYLAND, Francis P., Armenian Terrorism: The Past, the Present, the Prospects, Westview Press, Boulder, San Francisco, Oxford, 1991

KARAKOÇ, Ercan, Geçmişten Günümüze Ermeni Komiteleri ve Terörü, IQ Yayınları, İstanbul, 2009.

KÜRŞAD, Cengiz, "Ermeni Terörü", Osmanlı Yıldız Arşivi Tasnifi-Ermeni Meselesi, C. I, edt. Ertuğrul Zekâi Ökte, Tarihi Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezleri Kurma ve Geliştirme Vakfı, İstanbul, 1989.

LAÇİNER, Sedat, Türkler ve Ermeniler Bir Uluslararası İlişkiler Çalışması, 2. bsk. USAK, Ankara, 2005

LÜTEM, Ömer Engin, "Ermeni Terörü", Avrasya Dosyası, Cilt:12, Sayı: 3, ss. 21-74, 2006.

STERLING, Claire, Uluslararası Terörizmin Perde Akası, terc. Oya Alpar, Yüce Yayınları, İstanbul, 1981.

TAŞDEMİR, Fatma, Uluslararası Terörizme Karşı Devletlerin Kuvvete Başvurma Yetkisi, USAK Yayınları, Ankara 2006.

URAS, Esat, Tarihte Emeniler ve Ermeni Meselesi, 2. bsk, Belge Yayınları, 1987.